GEZEGENLER (GRAHALAR)

yantramGRAHALAR (GEZEGENLER)

Graha, Sanskritçe “yakalayan” demektir. Etkisi bizi kendi gücünde tutmaktır. Kabaca gezegenler olarak çevrilmişlerdir, ancak basit olarak uzayda duran gezegenlerden çok daha fazlasıdır. Tüm evreni yöneten Doğal Yasanın idaresinin bir parçasıdırlar. 9 Graha bireysel ve toplum hayatının her alanıyla doğrudan doğruya ilişkilidir. Tüm Evreni idare eden Doğal Yasa bireysel hayatı da idare etmektedir.
”İnsanların ve yaratılışın gelişiminin ve ilerleyişinin tamamı gezegenlerin idaresi ve otoritesi altındadır”
Brihat Parashara Hora Shastra, Bölüm 84.
Astrolojik olguları anlamanın ve yorumlamanın ilk yolu Grahaların iyice incelenmesiyle başlar. 9 Graha vardır. Surya (Güneş), Chandra (Ay), Mangala (Mars), Budha (Merkür),Guru (Jüpiter), Sukra (Venüs), Sani (Satürn), gölge gezegenler olarak, Rahu (Kuzey Ay Düğümü) ve Ketu (Güney Ay Düğümü).
Aslında her bir Graha ‘yaşayan ruhu kaplayan yedi bilinç düzeyi’nden birini temsil eder. Etkileri yararlı olduğunda bilincimiz yükselmekte, zararlı etkilerinde ise enerjilerimiz bloke olmaktadır. Bu nedenle doğum haritamızdaki Graha’ların etkilerini inceleyerek kendi potansiyelimizi, güç ve zayıflıklarımızı öğrenmiş oluruz.
Vedik kültürde Graha’lar, ya gerçek semavi tanrıların veya en azından ruhsal kuvvetlerin belirmiş hali olarak kabul edilir. Hinduizmin bazı kollarında, Graha’lar Yüce Tanrının atadığı, yaradılışın çeşitli bölgelerini yöneten ve bireyin karmasına uygun bir şekilde yaşamasını kontrol eden “Tanrılar” olarak görülür. Gerçek anlamda, eğer bir “Tanrı”yı ilahi bir kuvvetin veya evrensel kanunun kişileşmiş varlığı olarak düşünebilirsek, o zaman bir sonraki adımı atarak Graha’ları eski çağlardakilerin bakış açısıyla görmek kolaylaşabilir. Yani ilahi diyebileceğimiz çeşitli doğa yasaları, güçler ve prensiplerin sembolleri veya yansımaları olarak görebiliriz.
Vedanta öğretisinde “bir düzlemin basit prensiplerinin , daha alt seviyelerdeki düzlemlerin varoluş karmaşasına hükmettiği söylenir. Bu nedenle Vedik Astroloji çalışırken alt düzlemlerdeki tüm hayata “hükmeden” daha yüksek prensipleri inceliyoruz.
Vedanta öğretisi ayrıca fiziksel dünya ile saf nedensel (zihin) düzlem arasında yer alan daha bir çok varoluş alt düzlemlerinden bahseder. Önce “Güneş dünyalarından daha sonra Ay dünyaları ve daha pek çok alt bölgelerden bahsedilir. Bunlara ilave olarak fiziksel olarak gördüğümüz Güneş ve Ay’ın bu belirsiz düzeydeki Ay ve Güneş güç kaynaklarının birer yansıması olduğu kabul edilir. Kadim bilgilerden Veda ve Shastra’larda “ruhların astral bölgelerden bu maddesel dünyaya Güneş ve Ay’ın ışınları boyunca indiği yazılmaktadır. Belki de Astrolojide Güneş ve Ay’ın bu kadar önemli olmasının nedeni budur.

Bu yazı Makaleler kategorisine gönderilmiş ve , ile etiketlenmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir