Kuzey Ay Düğümü Vedik Astroloji

2011 Mayıs’a kadar RAHU VE KETU

 

Kuzey Ay Düğümü Vedik Astroloji’de Rahu olarak adlandırılır. Güney Ay Düğümüne ise Ketu denir. Sideral Zodiak’a göre 17 Kasım 2009’da – İkizler-Yay aksına geçmişti.. Bu büyük değişim 18 ay sürecek. 2011 Mayıs ayına kadar bu burçlarda kalacaklar..

Bunlara karmik akslar da denir. Kaderle çok ilgilidir. Gizli ve mistik güçleri temsil ederler. Kuzey Ay Düğümü, ejderhanın başı ve Güney Ay Düğümü Ketu ise ejderhanın  kuyruğudur. Vedik Astroloji’de Güneş ve Ay’ı, ya da ışıkları yuttukları için her ikisine de negatif olarak bakılır. Batı astrolojisinden farkı Rahu’nun yani Kuzey Ay Düğümü’nün benefik bir gezegen olan Jüpiter gibi olmadığıdır. Rahu Satürn, Ketu da Mars gibidir. Aslında her ikisi de karanlık yanlarımız, gölge taraflarımızla ilgilidir.Ama hiçbir gezegen %100 kötü veya %100 iyi diyemeyiz.

Rahu kurnazlık, açgözlülük, dünyevi, aniden yakalayan, tutku, katılık, bağımlılıkla ilgilidir. Örneğin; Rahu geçici olarak maddi başarı veriyor ama, film yıldızlarının hayatlarını inceleyecek olursak, son derece zengin ve özgür, süper hayatlar yaşıyorlar, ama sonuçta alkol ve uyuşturucu kurbanı olabiliyorlar. Maddenin ruhu tatmin etmediği, mutluluğu için yeterli olmadığı Rahu’yla anlatılır. Tatminsiz insan  gruplarında politikacıları, iş dünyasından liderleri de sayabiliriz. Bu anlamda Rahu’nun kuvvetli etkisi altında olan insanlar önce başarı kazanıyorlar, daha sonra acı deneyimler yaşayabiliyorlar. . .

Diğer anlamlarda şiddet, kaba davranış, ani olay, ayrılık, dönüşüm, karışıklık, kargaşa, felaketleri gösterir. Atfedilen konular arasında, hipnotizma, kitlesel akımlar, medyumluk da vardır. Ayrıca babanın babası olan büyükbabayı temsil eder.

Ketu’ya gelince; o da aniden yakalıyor. Ketu da zordur. Fakat daha spiritüel (ruhsal) dir. Şüpheler, izolasyon, yabancılaşma, tuhaflıklar verdiği kadar, ruhsal düzeyde konsantrasyon sağlayabilir ve Moksha yani aydınlanmaya doğru götürebilir. Örneğin birdenbire içe çekilenler Ketu etkisi altındadırlar. Fakat buradaki problem Ketu’nun ruhsal illüzyon yaratabileceğidir yani kişi kendini Tanrı veya Tanrı’nın seçilmiş kulu sanabilir. Ketu bu anlamda yanıltır ve aldatır. İnançlarını sarsıp, gerçek olmayan yönlere çekebilir. Aşağılatan veya aşağıya çeken bir tarafı vardır.
Ketu’nun bireysel anlamlarında geçmiş, tembellik, ağzı sıkılık, saklı, gizli, gizli olaylar sayılabilir. Kurtuluş, moksha, bu da büyükbaba (anne tarafı), engeller, alçalma, aşağılama, rasgele olaylar, matematik, gezegen ordusuna karşılık gelir.

Ketu’nun İkizlerde ve Rahu’nun da Yay burcunda olduğunu göz önüne alırsak, doğum haritalarında Karmik gezegenler Rahu ve Ketu,  Yükselen veya Ay’ı bu burçlarda yerleşenlerin daha fazla etkileneceğini söyleyebiliriz. (Vedik astrolojide transitleri Ay’a göre alırız)

Genel olarak ise İkizler burcu, iletişim, yazma, dedikodu, bilgisayarlar, esneklik, mizah anlayışı, yeni becerilerin gelişmesi,  bilgi, zihinsel konular, eğitim, özgürlük, eşitlik, başkalarına uyum sağlama ile ilgilidir.

Akıl karışıklığı, iletişimde aksaklıklar, tuhaf ve yanlış bilgilenme, gizli şeylerin açığa çıkması, baş döndüren haber trafiği, ticaretle uğraşanlarda kargaşa, spiritüel pazarlama, öğrenim yuvalarında karışıklık gibi ani gelişen olaylara gebe…

Yay burcu ise ilham, esin, yüksek amaçlar, ahlak, din, ruhsallık, hukuk, felsefe, öğrenim, öğretmenler, yüksek eğitim, seyahat, yabancılar, yabancı ülkeler, spor ile ilgilidir.

Burada Satürn gibi düşünürsek genelde hukuksal yanlışlıklar, dine yabancılaşma, öğrenim  ve hukuk alanında yeni yapılanma arayışları, ruhsal bilgilenme alanında bazı kısıtlamalar, skandal yaratacak ahlaksızlık, hırsızlık, spor camiası  ve üniversitelerde karışıklık gibi alabiliriz.

En önemlisi ruhsal ve kişisel gelişim alanında çokluğun (bilen, bilmeyen),  bilgi karışıklığına yol açtığını sayabiliriz.

Bu arada Türkiye’nin hem yükselen hem Ay’ı İkizler burcundadır. Ay ise Türk halkı ve kadınlarını anlatır. Para evi yöneticisi olarak ekonomik anlamda yine çok zor günler beklemekte. Ketu’yu Mars gibi düşünürsek ortaklık yaptığımız memleketlerle huzursuzluk ve mücadele, öfke, savaş temaları kapıda gözüküyor..

Yazan

Merih Akalın

Bu yazı Makaleler kategorisine gönderilmiş ve , , , , ile etiketlenmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir