Üç Guna’dan Kurtulmak

Üç Guna’dan Kurtulmak

 

 

Veda’ların yaratılışın başından beri var olduğu söylenir. Veda’ların amacı çeşitli evrim düzeylerinde doğru ve yanlış ilmini açıklamaktır. Her türlü insana kurtuluş yolu göstermek ve aydınlanmalarını sağlamaktır.

 

Veda’ların en güzel örneklerinden biri aydınlanmış bilge ve eski çağ tarihçilerinin en büyüğü Veda Vyasa tarafından anlatılan Bhagavad-Gita’dır.

Bhagavad-Gita, Hint mitolojisinin temel yapıtı olan iki yüz bin dizelik “Mahabharata”adlı uzun destanın bir bölümünü oluşturur. Bu ezgide cisimlenmiş tanrı Brahma, Efendi Krişna kılığında savaşçı Arcuna ile tartışmaktadır.

 

Savaşçı Arcuna doğru ve yanlışa karşı çok duyarlıdır. Ama Efendi Krişna Arcuna’dan doğru ve yanlış alanını terk etmesini ve bu alanın çok daha ötesine geçerek, göreli dünyanın da tüm bilgisinin kaynağı olan Aşkın (transandantal) alana yerleşmesini ister.

 

Efendi Krişna Arcuna’ya şöyle der; Mutlak bilgelik alanı senin içindedir. Tek yapman gereken kendi içinde olmaktır, “öz benliğine sahip olmaktır”, ebediyen kendi Varlığının saflığına yerleşmektir. Burada istenen Arcuna’nın herhangi bir yere gelmesi veya gitmesi değil, yalnızca Üç Guna’nın dışına çıkmasıdır.

“Üç Guna’nın dışına çık Arcuna, ikilikten kurtul”.

 

Bilincin ve yaşam enerjisinin kaynağı ve her şeyin geri dönmek zorunda olduğu Tek ve En Üstün olan Brahman’dır.

Brahman’ın iki yönü vardır. Purusha ve Prakriti

 

Purusha, polaritenin yani birbirine zıt iki ayrı eğilimin etkisiyle oluşan hareketin olmadığı hareketsizlik merkezidir. Purusha, kaynağın belirmemiş, görünmeyen tarafı olmakla birlikte içinde tüm yaratılış potansiyelini bulundurur.

.

Brahman’ın ikinci yönü olan Doğa veya Prakriti ise, yaratıcı enerjinin potansiyel kaynağıdır ve hayati etkidir. Görünmeyenden görünene doğru potansiyel genişlemedir.

Bu yaratıcı genişlemeden, Üç Guna doğar. Tüm yaratılış Üç Guna’nın –sattva, racas ve tamas-birbiriyle etkileşiminden oluşur.

 

İp anlamına gelen Guna’lar tıpkı birer iplik gibi bütün maddelerin içine yayılırlar.

Sattva, enerjinin hareket ettiği nötr zemindir. Enerji hareketinin nötr veya dengeli yönü olup, mutluluk ve dirlik olarak belirtilir.

Racas, enerji hareketinin genişleyen pozitif yönü olup, hareket ve dinamizm verir.

Tamas, karanlık, daralan, merkezcil, negatif enerji yönü olup cehalet ile ilişkilidir.

 

Evrim süreci bu üç Guna tarafından sürdürülür. Birinin yanında mutlaka diğer ikisi de bulunur. Aralarındaki ilişki yaşamımızın her yönünde mevcuttur. İnsan aklının da tıpkı diğerleri gibi bu unsurlardan oluştuğu kabul edilir ki Guna’lara aynı zamanda zihnin kalitesi de denir..

 

Guna’lardan Mahat ya da Kozmik Entelekt, sonra da Ahamkara ya da Ego bilinci ortaya çıkar. Ego düzeyinde kaynaktan ayrılma derinleşmektedir. Enerji buradan fiziksel forma doğru yoğunlaşır ve Beş Element ortaya çıkar.

 

Yaratılışın temelindeki bu Beş Element;

Uzay, Eter Boşluk

Hava  Hareket

Ateş  Isı

Su  Islatma

Toprak  Katılık dır.

Gunalar’ın hareketi, bu enerji ilişkileriyle fiziksel dünyada ifade bulur.

 

Prakriti, ego veya dünya haline dönüşmeden önce formsuz bir durumdaydı ve içindeki Guna’lar mükemmel denge içindeydi. Bu denge Ahamkara’nın yani Ego’nun ortaya çıkmasıyla bozuldu. Kaynaktan giderek uzaklaşma, sahip olma, haz ve güç kişiyi doğruluk davasında körleştirdi ve büyük tatminsizlik ve acılara sebep oldu.

 

Ahamkara’nın doğması, bireyin doğumu, evrenin dengesini alt üst etti. Her birimiz bu dengesi bozulmuş nitelikleri doğum haritalarımıza yansıttık. Bu nedenle, haritamızdaki her gezegen, her burç ve her Nakşatra (Ay Takım yıldızı) başka özellikler gösterirler. Herkesin yaşam senaryosu farklıdır.

 

İşte Efendi Krişna, Arcuna’dan dengede kalması için, üç Guna’nın hepsinin birden dışına çıkmasını istemektedir. Yaşamın göreli alanı zıtlıklarla dolu olup,devamlı çatışma ve acı yaratmaktadır. Böylece Arcuna göreli alanda yaşamı meydana getiren tüm güçlerin etkisinden çıkacak saf bilince ulaşarak sahip olduklarından bağımsız bir şekilde özgür ve mutlu olacaktır. İşte cehaleti ve dolayısıyla karanlığı ortadan kaldırmak, ışığı bularak tüm insanlığın aradığı aydınlanmaya ulaşmak bu olsa gerektir.

 

Veda’lar, tüm zamanlarda insanlığa büyük bilgiler vermeye devam etmektedir. Tek yapmamız gereken bu bilgileri sindirip, daha kaliteli bir yaşam yaratmaktır.

 

Merih Akalın, D.A.Iasimoana

Bu yazı Makaleler kategorisine gönderilmiş ve , , , , , ile etiketlenmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir